Kadın hastalıkları belirtileri her zaman kendini aynı şekilde göstermez. Adet düzensizliği, şiddetli adet ağrısı, yoğun kanama, vajinal akıntı, ilişki sırasında ağrı veya kasık ağrısı bazen günlük hayatın bir parçası gibi görülebilir. Oysa vücudunuzdaki yeni veya tekrarlayan değişikliklerin nedenini anlamak kadın sağlığı açısından önemlidir.
Kadın bedeni, hormonal ve jinekolojik değişikliklere çoğu zaman farklı belirtilerle yanıt verir. Bazen bu değişiklikler tamamen geçici olabilir; bazen ise endometriozis, miyom, polikistik over sendromu (PCOS), adenomyozis, enfeksiyonlar veya hormonal düzensizlikler gibi değerlendirilmesi gereken bir durumun işareti olabilir.
Üstelik kadın hastalıklarının belirtileri her zaman birbirinden net şekilde ayrılmaz.
Örneğin ağrılı adet yalnızca “normal adet sancısı” olmayabilir. Çok yoğun kanama yalnızca yoğun bir regl dönemi anlamına gelmeyebilir. Düzensiz adet ise yalnızca stres kaynaklı olmayabilir.
Peki hangi belirtilerde kadın doğum uzmanına başvurmak gerekir?
İşte kadınların en sık merak ettiği 10 önemli jinekolojik belirti.
Kadın Hastalıkları Belirtileri Nelerdir?
1. Adetleriniz belirgin şekilde düzensizleştiyse
Bir ay erken, bir ay geç adet görmek; bazı aylarda hiç adet olmamak veya adet aralarının belirgin şekilde açılması sık karşılaşılan bir durumdur.
Ancak adet düzeninizde sürekli veya belirgin bir değişiklik varsa bunun nedenini araştırmak önemlidir.
Adet düzensizliğinin nedenleri arasında:
- Hormonal değişiklikler
- Polikistik over sendromu (PCOS)
- Tiroid hastalıkları
- Yoğun stres
- Aşırı kilo alımı veya kaybı
- Yoğun egzersiz
- Yumurtlama problemleri
- Perimenopoz
- Bazı ilaçlar
bulunabilir.
Özellikle daha önce düzenli olan adetleriniz birdenbire düzensizleştiyse bunu yalnızca strese bağlamak yerine değerlendirmek gerekir.
Amerikan Kadın Doğum ve Jinekologlar Koleji (ACOG), adetlerin 21 günden daha sık gelmesi, 45 günden daha seyrek olması veya 90 gün boyunca hiç adet görülmemesi gibi durumların değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
“Benim adetim hep düzensizdi” demek yeterli mi?
Her kadının adet döngüsü aynı değildir.
Önemli olan yalnızca takvimdeki sayı değil, sizin normalinizin ne olduğu ve bunun değişip değişmediğidir.
2. Adet döneminiz günlük hayatınızı etkiliyorsa
“Adet olunca herkes ağrı çeker.”
Bu cümleyi çok sık duyuyoruz.
Ancak şiddetli adet ağrısı her zaman normal kabul edilmemelidir.
Ağrı nedeniyle:
- İşe veya okula gidemiyorsanız,
- Sosyal hayatınızı iptal ediyorsanız,
- Her ay birkaç gün yatağa girmek zorunda kalıyorsanız,
- Ağrı kesici kullanmadan günlük hayatınıza devam edemiyorsanız,
- Ağrı yıllar içinde giderek artıyorsa,
altta yatan nedeni araştırmak gerekir.
Özellikle giderek artan adet ağrısı, cinsel ilişki sırasında ağrı, dışkılama veya idrar yaparken adet döneminde artan ağrı gibi belirtiler endometriozis veya başka pelvik problemlerin değerlendirilmesini gerektirebilir.
3. Adet kanamanız çok fazlaysa
Birçok kadın yoğun adet kanamasını yıllarca “benim bünyem böyle” diyerek normalleştiriyor.
Oysa çok yoğun kanama yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir ve kansızlığa yol açabilir.
Şunları yaşıyorsanız adet kanamanızın normalden fazla olup olmadığını değerlendirmek gerekir:
- 7 günden uzun süren kanama
- Ped veya tamponu çok sık değiştirme ihtiyacı
- Gece kanama nedeniyle uyanma
- Kıyafetlere veya yatağa taşan kanama
- Büyük pıhtılar
- Kanama nedeniyle halsizlik veya baş dönmesi
ACOG, yedi günden uzun süren kanamayı ve kısa aralıklarla ped/tampon değiştirme ihtiyacını yoğun adet kanamasının önemli işaretleri arasında sayıyor. Yoğun kanama demir eksikliği anemisine de yol açabilir.
Yoğun kanamanın altında miyom, polip, adenomyozis, endometriozis, hormonal problemler veya başka nedenler bulunabilir.
4. Adet dışında kanama veya lekelenme varsa
Adet döneminiz dışında ortaya çıkan kanamayı da göz ardı etmeyin.
Özellikle:
Adetler arasında kanama
Cinsel ilişki sonrasında kanama
Menopoz sonrasında kanama
gibi durumlar kadın doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Bu belirtilerin pek çok farklı nedeni olabilir ve çoğu kanser anlamına gelmez. Ancak nedeni belirlemek önemlidir.
Özellikle alışık olduğunuz düzenin dışında yeni bir kanama başladıysa “bir sonraki ay düzelir” diye beklemek yerine muayene olmak daha doğru bir yaklaşımdır. NHS de alışılmadık vajinal kanama, özellikle ilişki sonrası veya menopoz sonrası kanama durumunda değerlendirme öneriyor.
5. Vajinal akıntınız değiştiyse
Vajinal akıntı tek başına her zaman bir hastalık belirtisi değildir.
Kadının döngüsü boyunca akıntının miktarı ve kıvamı değişebilir.
Ancak sizin için alışılmadık bir değişiklik varsa dikkat etmek gerekir.
Örneğin:
- Kötü kokulu akıntı
- Sarı veya yeşil renkli akıntı
- Köpüklü akıntı
- Beraberinde kaşıntı veya yanma
- İdrar yaparken yanma
- Cinsel ilişki sırasında ağrı
- Alt karın veya kasık ağrısı
gibi belirtiler varsa enfeksiyon veya başka bir jinekolojik durum açısından değerlendirme gerekebilir.
Burada önemli olan “normal akıntının ne olduğu” kadar sizin normalinizden neyin farklı olduğudur.
6. Cinsel ilişki sırasında ağrı yaşıyorsanız
Cinsel ilişkinin ağrılı olması utanılması gereken veya sessizce katlanılması gereken bir durum değildir.
Ağrının nedeni;
- Vajinal kuruluk
- Enfeksiyon
- Pelvik taban problemleri
- Endometriozis
- Yumurtalık kistleri
- Miyomlar
- Menopoz dönemindeki hormonal değişiklikler
- Bazı jinekolojik hastalıklar
gibi pek çok farklı durum olabilir.
Özellikle ağrı yeni başladıysa, giderek artıyorsa veya adet dönemlerinizdeki ağrıyla birlikte görülüyorsa değerlendirilmesi önemlidir.
“Her ilişkide böyle oluyor” demek, bunun normal olduğu anlamına gelmez.
7. Sürekli kasık veya alt karın ağrınız varsa
Kasık ağrısını yalnızca adet dönemine bağlamak kolaydır.
Ancak adetiniz bittikten sonra da devam eden veya tekrarlayan pelvik ağrı farklı nedenlerle ilişkili olabilir.
Örneğin:
Endometriozis
Miyom
Yumurtalık kistleri
Adenomyozis
Pelvik enfeksiyonlar
gibi durumlar pelvik ağrıya neden olabilir.
Ağrının ne zaman başladığı, adet döngünüzle ilişkisi, cinsel ilişkiyle değişip değişmediği ve beraberinde başka belirtilerin olup olmadığı tanı sürecinde önemlidir.
8. Adet düzensizliğine tüylenme ve sivilce eşlik ediyorsa
Bu kombinasyon özellikle dikkat çekicidir.
Düzensiz adet + artmış tüylenme + akne + kilo değişiklikleri birlikte görüldüğünde polikistik over sendromu (PCOS) gibi hormonal durumlar değerlendirmeye alınabilir.
PCOS yalnızca “yumurtalarda kist olması” anlamına gelmez.
Yumurtlama düzenini, adetleri, hormonları ve metabolik sistemi etkileyebilen bir durumdur.
Bu nedenle yalnızca ultrason görüntüsüne bakarak “PCOS var” veya “PCOS yok” demek doğru değildir.
Tanı, kişinin şikâyetleri, muayene bulguları ve gerektiğinde laboratuvar değerlendirmeleri birlikte ele alınarak konur.
9. Uzun süredir gebelik oluşmuyorsa
Gebelik planlıyor ve beklediğiniz halde gebelik oluşmuyorsa yalnızca kadının değerlendirilmesi gerektiğini düşünmeyin.
Gebelik oluşması; kadın ve erkek üreme sistemi, yumurtlama, sperm kalitesi, tüpler ve diğer birçok faktörün birlikte rol oynadığı bir süreçtir.
Kadında:
- Yumurtlama problemleri
- PCOS
- Endometriozis
- Tüplerde problemlere yol açan durumlar
- Miyom veya rahim içi problemler
- Yaşa bağlı yumurtalık rezervindeki değişiklikler
gibi faktörler araştırılabilir.
Burada en önemli nokta gereksiz şekilde aylarca beklememek ve kişiye özel bir değerlendirme planı oluşturmaktır.
10. Menopoz döneminde yeni bir belirti başladıysa
Menopoz yalnızca “adetlerin bitmesi” değildir.
Özellikle perimenopoz döneminde adet düzeninde değişiklikler, sıcak basmaları, uyku problemleri, ruh hali değişiklikleri ve vajinal kuruluk gibi birçok belirti görülebilir.
Fakat menopoz sonrasında ortaya çıkan vajinal kanama normal kabul edilmemelidir.
Menopozdan sonra tekrar kanama görülmesi, az miktarda lekelenme şeklinde olsa bile değerlendirilmelidir.
Kadın Hastalıkları Belirtileri Ne Zaman Önemlidir?
Peki Ne Zaman Jinekolojik Muayene Olmalısınız?
Aslında en önemli soru bu.
Her belirti ciddi bir hastalık anlamına gelmez.
Ama sizin için yeni, tekrarlayan, giderek artan veya günlük hayatınızı etkileyen bir değişiklik varsa değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle şu durumlarda kadın doğum uzmanına başvurmanız doğru olur:
- Adet düzeniniz belirgin şekilde değiştiyse
- Adetleriniz çok ağrılı hale geldiyse
- Kanamanız belirgin şekilde arttıysa
- Adet dışında kanama başladıysa
- İlişki sırasında ağrı varsa
- Sürekli veya tekrarlayan kasık ağrınız varsa
- Vajinal akıntınız belirgin şekilde değiştiyse
- Düzensiz adetle birlikte tüylenme veya akne arttıysa
- Gebelik planladığınız halde beklenen sürede gebelik oluşmuyorsa
- Menopoz sonrasında kanama olduysa
Jinekolojik Muayenede Neler Yapılır?
Kadın doğum muayenesi denildiğinde birçok kadının aklına yalnızca jinekolojik muayene geliyor.
Oysa değerlendirme bundan çok daha fazlasıdır.
Öncelikle şikâyetiniz, adet düzeniniz, kullandığınız ilaçlar, gebelik ve doğum öykünüz, varsa önceki hastalıklarınız ve aile öykünüz değerlendirilir.
Gerekli durumlarda:
- Jinekolojik muayene
- Ultrasonografi
- Kan testleri
- Hormon değerlendirmeleri
- HPV ve rahim ağzı taramaları
- Enfeksiyon testleri
- Rahim içinin değerlendirilmesi
gibi incelemeler planlanabilir.
Her hastaya aynı testlerin yapılması gerekmez.
İyi bir jinekolojik değerlendirme, hastanın şikâyetine göre kişiselleştirilmelidir.
“Bir Şey Çıkmasından Korkuyorum” Diyorsanız…
Bu cümleyi birçok kadın hisseder.
Bazen muayeneyi ertelememizin nedeni aslında ağrı değildir.
Sonuçtan korkarız.
Ama bir şikâyeti görmezden gelmek, onun ortadan kalkmasını sağlamaz.
Tam tersine, erken değerlendirme birçok durumda hem nedeni anlamayı hem de uygun tedavi seçeneklerini daha erken konuşmayı sağlar.
Üstelik jinekolojik şikâyetlerin çok büyük bir bölümü farklı ve tedavi edilebilir nedenlerden kaynaklanabilir.
Bu nedenle muayeneyi bir “kötü haber alma anı” olarak değil, vücudunuzda ne olduğunu anlama fırsatı olarak düşünmek daha doğru olabilir.
Kadın Sağlığında “Normal” Her Kadın İçin Aynı Değildir
Belki de kadın hastalıkları konusunda en önemli nokta budur.
Arkadaşınızın adet düzeni sizin için normal olmayabilir.
Annenizin menopoz süreci sizin için aynı şekilde ilerlemeyebilir.
Bir kadında normal kabul edilen vajinal akıntı, başka bir kadında enfeksiyon belirtisi olabilir.
Bu nedenle kadın sağlığında yalnızca “Bu normal mi?” sorusundan önce:
“Benim için normal olan neydi ve ne değişti?”
sorusunu sormak gerekir.
Vücudunuzdaki değişiklikleri fark etmek, kendi sağlığınızı takip etmenin en önemli adımlarından biridir.
Sonuç: Şikayetinizi Ertelemeyin, Anlamaya Çalışın
Kadın hastalıkları belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Önemli olan vücudunuzdaki yeni veya tekrarlayan değişiklikleri fark etmek ve gerektiğinde bir kadın doğum uzmanına başvurmaktır.
Adet düzensizliği, yoğun kanama, şiddetli adet ağrısı, vajinal akıntı, ilişki sırasında ağrı veya kasık ağrısı…
Bunların hiçbiri utanılacak konular değil.
Ve hiçbiri “kadın olduğumuz için çekmemiz gereken şeyler” olarak kabul edilmemeli.
Vücudunuz size bir değişiklik söylüyorsa, onu dinlemek için mutlaka dayanılmaz hale gelmesini beklemeniz gerekmez.
Dr. Berra Önsoy olarak kadın sağlığında amacım yalnızca bir hastalığı teşhis etmek değil; şikâyetinizi dinlemek, nedenini anlamak ve sizin için en uygun değerlendirme ve tedavi seçeneklerini birlikte belirlemektir.
Çünkü iyi bir kadın-doğum muayenesi yalnızca bir tetkik sonucu değildir.
Kendinizi güvende hissederek soru sorabildiğiniz, anlaşıldığınızı bildiğiniz ve sağlığınızla ilgili kararları bilinçli şekilde verebildiğiniz bir süreçtir.
Kendinizde son dönemde fark ettiğiniz bir değişiklik varsa, ertelemek yerine değerlendirin.
Kadın sağlığınız hakkında aklınızdaki soruları biriktirmek zorunda değilsiniz.


